18 Kasım 2020 Çarşamba

Kabirde Devam Eden Ameller

"Kabir aleminin dünya ahkamına bakan bir yüzü var. Bu sebeple Enbiya hazeratı ile Sabit Elbennani gibi bazı Evliyanın kabirde namaz kıldıkları bilinmekte. Onlar bunun sevabını alırlar. Delili: Araf ehli yapacakları secde sayesinde sevap terazileri artacak ve Cennete gidecekler. Berzahta salih amelin hiç faydası olmasaydı bu secde onları cennete taşımazdı." 

El-Yevakit vel Cevahir| imam Şârânî ra

Bu minvalde Mahmud Efendi Hazretleri hep demiştir "Allah için ilim irfan yoluna girse bir mümin "nasara yensuru.."ya başlasa ve ancak hoca olamadan ölse, o ki niyeti tamamlamak idi, melekler ona kabirde tamamlatacaklar. Mahşere hoca olarak çıkacak.."

Yine Şeyh Efendi ks buyurmuştur "Cübbeli, Kurana doymadık. Senle kabirleri yakın tutalım da Kuranı orada da müzakere edelim"

Yine Hazreti Şeyh efendimize sordular. "Efendim bir mümin tarikat dersi için istihare etti ve ancak ertesi gün vefat etti. Durumu nedir? Efendi Hazretleri buyurdular "Az zamanda çok kazandı"

19 Ekim 2020 Pazartesi

Efendi Hazretleri ve Resim Video Televizyon İnternet

Muttekiler imamı Mahmud Efendi Hazretlerinin yolu ki 'azimet ve takva' yoludur, bu yolda resim video çekmeye çektirmeye, resim bulundurmaya hiç müsaade yoktu. Hadis-i şeriflerdeki tehtidi Efendi Hz fotoğrafa da tatbik ediyor, en azından ihtiyatla amel ediyordu. 

Allah Rasulu, salât ve selâm olsun "Sûret bulunan eve melek girmeyeceğini buyuruyor, sûret çizenlere ahirette âzab edileceğini açıkca ifade ediyordu. [Buhari-Müslim] 

Dolayısıyla fotoğraf video çekmek çektirmekten Efendi Hazretleri ve cemaati tabiatıyla ictinab ediyordu. Televizyon hakkındaki sözleri ise sohbetler kitabında mevcuttur, son derede karşı olduğuna hiç şüphe yok. Tv'nun şerrinden milleti uzak tutmak için verdiği şu veciz misal meşhurdur: "Bazıları der hocaefendi ben sade haberleri seyrederim" Bakın bir adam karnı aç yolda giderken bir ağacın altında bir elma bulur tam ısıracakken ağacın altında oturan birisi "dur yeme o elmaya bir çocuk çiş etti" der.. Adam aç ya! elmayı evirir çevirir "şurasına çiş değmemiş der" ve orayı ısırır, sonra "şuraya da değmemiş der" ısırır. Derken bir bakmış ki o çişli elmanın tamamını yemiş. Televizyonda haber seyrederim diyenler de buna benzer. Bir oturdu mu başına kalkamaz ne varsa izler"

Efendi Hazretleri Fatih camiinde bir cenazeye iştirak etmişti. Namaz esnasında hazretin resmini videosunu çekmek için gazeteciler tv'vile karşı tarafta sıra halinde dizilmişler.. Efendi Hz önce onları "çekmeyin namaza safa geçin" diye uyarmış, onlar aldırış etmeyince üzerlerine âsâ ile yürümüştü. Ve mübareğin heybetinden gazeteciler çil yavrusu gibi kaçıştıkları o manzara hâlâ gözlerimizin önündedir. 

Ertesi gün pazar sohbetinde "Biz oraya namaz kılmaya geliyoruz onlar gavurluk yapmaya geliyorlar" sözleri ile tepkisini dile getirmişti. Bir sonraki gün Pazartesi Hanımlar sohbetinde ise üzüntüsünü şöyle ifade etmiştir "Biz namaz kılarken adamlar karşımıza geçmişler ellerine kamera biz namaza duruyoruz onlar gavurluk peşinde.. Yanımdakilerden bir tanesi de çıkıp müdahale etmiyor ! İnanıyorum ki eğer orada siz olsaydınız mutlaka müdahale ederdiniz"

Ve 40 seneyi aşkın süre içinde cemaat olarak bunlardan daima uzak durmuşuzdur. Hatta tarikata giren bir ihvan medreseye giren bir talebe ilk iş olarak varsa evinden televizyonu ve çekindiği eski resimlerini yırtıp atarak takva yolunda ilk adımını etmiş olurdu.

Sonra zaman değişti. Bilg!sayar, internet ve bi-akıl telefonlar hayatımıza girmiş oldu. İhvanlar ise çoğalmış ve Efendi Hazretlerine ulaşmak nispeten güçleşmiş, bir çok İhvan Efendi Hazretlerinin sohbetine vaazına erişemiyor, hatta niceleri onu bir defa olsun görmekten bile mahrum bulunmuş oluyordu.. Bu durum elbette tarikata ve tarikatın asl-ı azîmi muhabet rabıtasına halel getiriyordu. Çünkü "Tarikatumâ sohbetest"

Bunun üzerine bazı vekiller Hoca efendiler Efendi Hazretlerinin hiç olmazsa resimleriyle, vaazlarını yazıp yayınlamakla oluşan bu kopukluğu sıla etmek, sohbet ihtiyacını telafi etmek için radyo ve internet tv işine girmek istediler. Bunun icin geldiler Efendi Hazretlerinden izin istediler. Efendi Hazretleri de hassaten Cubbeli hocaya bu hususta izin verdi. 

O günlerde bu izinden habersiz bazı has müridân Kapıyı muhafaza gayretiyle duruma itiraz etmiş ve taraflar arasında bir nevi muhalefet ve niza husule gelmişti. Bunun üzerine Efendi Hazretlerine çıkıp durumu istifsar ettiler. Cübbeli Hoca Selahattin Hoca Mahmut Eren hoca ve Muhammed Keskin hoca ve diğer bazı ihvan ve hacegânın da bulunduğu bir cemiyette bu husus soruldu. Efendi Hazretleri "Siftah biz bu işleri sıkı tutuyorduk ancak son zamanlarda Cübbeli'ye müsaade ettik" buyurdular ve durum açıklığa kavuştu.

Bunun üzerine Cübbeli Hoca televizyonlara internetlere çıkıp vaaz etmeye başladı ve bir takım hocalar da benzer hizmetler yapmak düşüncesiyle kendilerine de müsade almak için Efendi Hazretlerine çıktılar ancak Efendi hazretleri "Biz Cübbeli'ye bu hususta izin verdik güzel de yapıyor. Ancak bu işleri çok fazla genişletmek istemiyoruz" buyurmak suretiyle verdiği iznin zaruret miktarıyla sınırlı olduğunu ve Cübbeli hocaya has olduğunu da beyan etmiş oldular.

Dolayısıyla Cübbeli Hoca'ya verilen izin bir zaruretin sonucudur ve umumi bir izin değildir. Yoksa Efendi Hazretlerinin yolu değişmemiştir; resim video televizyon ve internet takvaya aykırı olduğu gün gibi ortadadır. 

Bu sebeple Cübbeli hoca efendi televizyonu ilk açtığı günler özellikle belirtiyor "Bakın biz, televizyona mübtela olmuş tv başından ayrılmayan kimselere ulaşmak için bu işe girdik. Evinde tv olmayan ihavanlar sakın bundan sebep tv almaya kalkmasınlar. Beni bahane ederek tv alırsanız hakkımı helal etmem" demiştir

Yine bazı hocalarımız bu günlerde bi-akıl telefonları elden çıkarma faaliyeti içine girmişler ve sohbetleriyle vaazlarıyla nice samimi kardeşlerimizi ikna ederek takva ve azimet yolunu muhafazaya azmetmişleridir. Allah razı olsun


isaerdogan.com

16 Ağustos 2020 Pazar

Efendi Hazretleri ve Muhabbet-i Zâtiyye

 Efendi Hazretlerinin en Büyük Kerameti: Muhabbet-i Źatiyye

Sene 2002. Efendi Hazretleri Ismailağada. Hatm-i Hâcegan sonrası kısa da olsa sohbet oluyor çok şükür Mevlaya..

O günlerden biriydi. Bir akşam hatm-i hâcegan okundu akabinde Efendi Hazretleri okunan Kurana mana verdi kısa Sohbet etti. Hayret ederim Kuranın neresinden okunsa kolaylıkla mana verir. Otuz kırk yılı geçmiş gözleri mübarek, ibareyi seçemez. O yüzden pazar sohbeti öncesi okunan Kuranın tefsirini (90'lı yıllarda) Mehmet Talu hoca Ruhul Beyan'dan okur Efendi Hz dinler kürsüye öyle çıkardı.. Şimdi ne tefsir var ortada ne okuyan.. Rast gele birine "oku" deniliyor o da rast geldigi yerden okuyor Aşr-ı şerifi. Her hocayım diyen bu kadar alimin, bunca hocanın arasında öne çıkıp da ezberden mana veremez. Ama Efendi hazretleri hocaların hocası.. Nereden okunsa Kuran, duraksamadan tefsirini yapar.. Allahın izniyle yutmuş Kuranı yutmuş tüm ilimleri..

O gün bizleri amel-i salihe teşvik etti etti.. sonra buyurdu ki "Cemaat-i Müslimin Rabbimizin bu emirleri yasakları, bu ibadetler hepsi bizim için. Bizim lehimize.. Ona bir şey yok.." (yani ibadetlerimizin Ona faydası yok O Münezzehtir)

Sonra buyurdu ki :

Velev ki hepsi Onun için olsa bize bir şey olmasa.. Cennet cehennem olmasa yine yaparız cemaati Müslimin. O bize her şeyimizden azizdir. O bana her şeyimden azizdir"

Işte Allahın dostu olmak budur. Ibadet ve taatı Allah için yapmak budur. Mektubatta ilan edilen Muhabbet-i Źâtiyye budur. 

Muhabbet-i Żâtiyye : Allahı zatı için sevmek, yani Allah'ı Allah olduğu için sevip tazim ve ibadet etmek. Nefsine dönük mükafat ve ikramlar için değil.. (Esma Sıfat için değil)

----------

Orada bizzat işiten ve öylece kaydeden kardeşiniz ve grup kurucusu Sarıkayalı isa erdoğan. 

Tüm yazı ve ilmi çalışmalar için >> isaerdogan.com

6 Ağustos 2020 Perşembe

Rabıta Kuvveti

Mahmud Efendi Hz :

"Bundan evvel İstanbulu versem bu çarşafı giymezdiniz. Şimdi İstanbulu versem çıkarmazsınız. Bu neyle oldu ?
_Rabıta kuvvetiyle."

Sohbete iştirak eden çarşaflı hanımefendilere hitaben.



Rabıta.. 

Ayçiçeği güneşe baka baka olgunlaştığı gibi mürid Allah dostuna baka baka olgunlaşır. Bu zamanda Allah dostu az ,mürid çok ve uzakta olduğu için rabıtayla bakar..


Kovid 19 salgını sebebiyle uzaktan eğitimin önemli olduğu bu günlerde Tarikat bu işe kadim bir çare bulmuş: Rabıta. Rabıta müridi uzaktan terbiye aracıdır. Televizyon gibi. Frekansı yakala yeter. Insan denilen muazzam muammada daha neler var..


Tarikatta Rabıta.. 

Rabıta nedir? Rabıta bir hayaldir. Namazda Yusuf suresi okurken Yusuf'u hayal etsem veya züleyhayı.. Ne olur namaz ? Caiz olur.. Nebi de insan Şeyh de insan.. Demekki hayaller insan ile Allah arasına girmiyor. Girmiş olsa namaz bozulurdu.


2 Temmuz 2020 Perşembe

Müceddidin İzinde 4 (Aşkı Hakka Yönelt)

Asrın Müceddidi İmam Mahmud Efendi, 2.Bin yılın Müceddidi İmam Rabbani Hz şöyle demişlerdir:

"Tarikatta muvaffak olmak, maksuda ulaşmak kalpteki iştiyaka bağlıdır. İştiyakın sönmesine istiğna denir Allah dostlarının en çok korktuğu şey bu istiğna halidir" ve "İlahi Aşkı elde etmek öncesinde mecazi bir maşukta aşık olmaya bağlıdır." 

Aradan yıllar geçti ve Din İman ile ilgisi görülmeyen ve kendilerine sadece "Bilim adamı" denilen kişiler bakıyorsun "bilim" adına konuşurken Müceddidin sözlerini aynen tekrar ediyorlar. Bunlardan Oytun R adında bir doç doktorun konuşması şöyle:

Başarının bir şartı da arzu. ingilizcede grawing deniyor. susamışınız bu sizde bir arzu olşturdu bu arzu size suyu buldurur acıktınız bu açlık size yemeği buldurur. Arzu su gibi akıcıdır. Bir kadını çok seviyorsın ulaşamıyorsun. bu arzuyu derse yöneltebilirsin. en kuvvetli arzu sevdiğine ulaşamamktır"

dvm...

41 Fatiha oku iyileşir

1991 yılında Efendi Hazretleri ile başımdan geçen bir hadiseyi aktarmak istiyorum. Malumunuz üzere Efendi Hazretleri Bugünlerde hastanede tedavi görmekte ismailağa resmi sitede de yayınlandı, Ismailağa Vakfı'ndan bütün hocalara bir mesaj geldi Sevgili mürşidimiz Efendi hazretlerinin şifası için 41 Fatiha 1 yasin okumamız istendi" Bu vesileyle bundan 30 sene önce yaşamış oldum bir hatıram canlandı. Sizlere aktırayım

1991 yılında Çengelköy Hz Hamza camiine Efendi Hazretleri tarafından görevlendirildim. Efendi Hazretleri o camiye her hafta cumartesi günleri vaaza gelirdi. Cami büyük oralar dolsr taşardı sokaklar insan dolardı. Bir hafta kendisi geliyor bir hafta rahmetli Hızır Efendi hocamız geliyordu. Hanımlar olduğu için ben uzakta duruyor sokağın başından Efendi Hazretlerinin gelişini izliyordum. Yanımdan geçerken bana selam veriyor "Genç hoca nasılsın" diye hatırımı soruyor bu bile bana büyük huzur veriyor beni benden alıyordu. bu kadarı bana yetiyordu.

Yine bir gün oralarda beklerken Efendi Hazretlerinin hizmetkarı Zekeriya abi beni çağırdı Gel Efendi Hazretleri seni çağırıyor dedi heyecanlandım. Nereye geleyim dedim Camiye gel dedi camiye girdim Efendi Hazretleri mihrapta yanında bir çocuk var güzel mi güzel 4, 5 yaşlarında bir çocuk o kadar güzel ki maşallah adeta nazarlık bir çocuk. Efendi hazretleri bunu işaret ederek "Genç hoca bunlar sana sabah akşam gelecekler sen de buna 41 Fatiha okuyacaksın" buyurdu. Efendi Hazretleri bana genç hoca derdi. Ben görevi tam anlamak için sabah akşam Efendi Hazretleri ne zaman okuyayim dedim "namazdan sonra okursun Sen buna devam et" yani Bir dahaki sohbete gelinceye kadar devam etmemi istedi. Ihvan bir ailenin çocuğuydu geldiler iki üç gün okudum ki.. çocuk iyileşti bir seyciği kalmadı çok şükür.. Ben bunu Efendi hazretlerinden kaptım ya.. bundan sonra kim Benden Bu konuda bir şey talep ettiyse ona bunu söyledim "41 Fatiha okuyun sabah akşam iyileşir" dedim. Nasıl yapıyoruz ? önümüzde bir bardak suyla okuyoruz hem suya sonunda hastaya da nefes üflüyoruz. Bunu kime tavsiye ettiysem bana teşekküre geldiler Allah razı olsun dediler. Ha arada okudum Şifa görmedim diyen doldu mu oldu. imtihan dünyası.. Allah kimini de öyle imtihan eder. ondan biraz daha fazla yalvarış dua bekleyebilir.

Geçenlerde Efendi Hazretleri şifası için ismailağa Vakfı'ndan Efendi Hazretleri için 41 Fatiha bir Yasin okuyun Mesajını alınca böyle 30 sene öncesine gittim..

1 Temmuz 2020 Çarşamba

Muceddidin İzinde 3 (Kıyafet)

Asrın Müceddidi kendisini dinleyen takip eden kitleden kıyafetini Islama uyarmasını ister. Yani sakal bırakmasını, takke sarık cübbe şalvar giymesini ister..

Özellikle cübbe şalvar ikilisi gayet asil zarif ve göze hitap eden bir takımdır. Ihtida edip Turkiyeye yerleşen Yusuf Marshal adındaki fransız müslüman pazar sabahı Yavuz Selim camiinde muceddidin vaazını dinler gördüğü manzaraya hayran olur.. Herkes sarıklı cübbeli ve şalvarlıdır. Derhal kendisine bir takım cübbe şalvar diktirir ve fransada bir işadamları toplantısına bu kıyafetle katılır. Dönüşte bana aktardığı şu oldu insanlar kıyafetimi çok beğendi kostümün harika dediler.

Bitmedi devam edecek

İsmailağa-Cübbeli ihtilafında Hanım Anne Rolü

 Müşerref Hanım annenin (Ahıska yy) Marifet Derneğinin dümen suyuna girme sebepleri: 1: Kendisi aşırı Erbakan hayranıdır. İsmini andığında b...