Mahmud Efendi hazretleri yolunda tarikat Şeriatın hadimi
olarak görülür. Şeriat sultan ise tarikat onun hizmetçisi olarak resmedilir.
Tarikat yoldur Şeriat hedeftir. Alucralı Hüzeyin Yelek (Beyoğlu vekili) ‘nden
duydum efendi hazretleri “Bu tarikat sayesinde gerçek müslüman oldum” buyurmuş.
Efendi hazretlerinin “O Rahmanın has kulları cahiller
onlarla sataştığında selam der geçerler/selametli söz söylerler/cahillerle
cahil olmazlar” Furkan:? ayeti ile amel etmesi..
Kuranın öngördüğü hakiki müslümanlık seviyesinde tarikat
sayesinde eriştiğini beyan etmesi.
Alıcralı Hüseyin Yelek efendiden bizzat duydum, efendi
hazretleri “ben bu tarikat sayesinde gerçek müslüman oldum” demiştir
1995 yılı ismailağanın arka bölümünde efendi hazretleri hoca
namzeti yetişmiş talebelere hizmete gitmeden önce son dokunuşlarını, hocalık nasihatlarını
yapıyordu. Oraya kürsü kuruluyor efendi hazretleri kürsüye çıkıyor kürsünün
dibinde sırası gelmiş bir talebe ayakta Mektubat okuyup mana veriyor Efendi hz
gerekli gördüğü yerde müdahale ediyordu. O kürsüde bir gün efendi hz şu hadisi
şerifi okudu “Peygamber efendimiz Enesi bineğin terekesine bindirmiş giderken
ona buyurdu ‘kardeşcağızım kalbinde hiç kimseye karşı gıllı ğiş (kin buğuz
adavet) beslemeden sabahlayıp akşamlayabilirsen bunu yap çünkü bu benim
sünnetimdir.” Cemaati müslimin alın size bir sünnet, hadi bunu yapın göreyim
sizi..” buyurdu.
Rasulullah efendimiz Sünnetine çok ittibalı olan Şeyh Efendi
elbette bu sünnetleri uyguluyor yaptığı vaazlarla önce kendi amle ediyordu. O
yüzden o kimseye özellikle hiçbir müslümana karşı buğuz adavet beslemedi. O
bazı kişilere darıldı ise asla bunu kalbinde kine dönüştürmedi ve kısa zamanda
affetti.
Sabık istihareci Abdulhak anlattı “bir adam Şeyh efendiye
menfi duygular içindeydi ve hakaretin en ağırını yapmak istiyordu bir gün vakıf
tarafına bir hediye getirmiş paket içinde.. üzerinde ‘mahmud efendiye’ yazılı
bir paket. Görevliler paketi bana getirdiler tedbir amaçlı paketi açtığımda
duraksadım ve iğrendim.. aradan bir zaman geçti bu adam nasılsa ef hz’ni ziyarete
gelmiş ve diğer ihavlar içinde sıraya girmiş ef hz ile musafaha edecek.. ben
bunu görünce birden irkildim ve o paket aklıma geldi derhal araya girerek hayır
bu ef hz ile görüşmeyecek dedim.. ef hz “bırak görüşsün” dedi olayı bilmiyordu
efendim bu size paket içinde necaset gönderdi böyle ağır hakaretler etti dedim.
“Yaa demek öyle etti.. peki affettim bırakın gelsin” dedi..
Bir defasında efendi hazretleri bir yere vaaza gidiyordu
arabayı kullanan kişi bir kamyonet şöförü ile yol için münakaşa etti. Kamyon
şöförü arabadakileri sakallı sarıklı görünce sakala sarığa sövdü. Bizim şöför
buna çok kızdı ve adamın üstüne gitti efendi hz bırak dur gitme yapma cahildir
cahille cahil olma dediyse de bu dinlemedi ve duran tarfikte gitti o adamı dövdü.
Ancak sanki o dayağı efend hzretleri kendi yemiş kadar üzüldü o şöföre şöyle
dedi “adamın kalbinde zerre kadar iman vardı onu da sen söndürdün”
İsmailağanın ilk yıllarıydı insanlar sarıklı sakallı cübbeli
kişilere henüz alışık değiller ve hemen altta fener rum lisesi onun altında
fener patrikanesi onun çevreisnde balat rum evleri.. Çarşamba semti solcu
lakilerin kalesiydi.. Efendi hzretleri ismailağa camiinde imamlık yapıyor her
fırsatta kürsüye çıkıp vaaz ediyor insanları şuurlandırmaya çalışıyordu.. böyle
bir vavaz esnasında şeriattan sarık sakaldan bahsetmiş iken dinleyenler içinde
bir adam aayğa kalktı ve bağırdı “sus konuşma ! ey insanlar dinlemeyin bu adamı
bu adam sizi kandırıyor..!!” mahmud efendi hz sustu vaazı yarıda kesti ve
kürsüden indi çıktı gitti. Çıkarken adamın yanında durdu yüzüne bakarak “ben
bir sen anladın” dedi.
----------------------------
İmam Mahmud Efendi
hazretleri’nin Kuranın öngördüğü hakiki müslümanlık seviyesine tarikat
sayesinde eriştiğini beyan etmesi.
Alucralı Hüseyin Yelek efendi (Beyoğlu vekili)
‘nden bizzat duydum, efendi hazretleri “Ben bu tarikat sayesinde
gerçek Müslüman oldum” demiştir.
Hakiki müslümanlardan
olmanın gereklerinden olarak Hz İmam’ın “O Rahmanın has kulları o
kimslerdir ki cahiller onlarla sataştığında selam der geçerler/selametli söz
söylerler/cahillerle cahil olmazlar” Furkan:63 ayeti ve “..Allahım
kalplerimizde iman edenlere karşı hiç bir ğill ve ğiiş (kin buğuz nefret)
bırakma..” Haşir:10 ayetli ile amel etmesi..
1995 yılı İsmailağanın arka
bölümünde Efendi hazretleri, hoca namzeti yetişmiş talebelere hizmet öncesi son
dokunuşlarını, hocalık nasihatlarını yapıyordu. Oraya kürsü kuruluyor ve Efendi
hazretleri kürsüye çıkıyor kürsünün dibinde sırası gelmiş bir talebe
ayakta Mektubat okuyup mana veriyor, Efendi hz
gerekli gördüğü yerde müdahale ediyordu. O kürsüde bir gün Mahmud Efendi hz şu
hadisi şerifi okudu “Peygamber efendimiz hz Enesi bineğin
terekesine bindirmiş giderken ona buyurdu ‘kardeşcağızım kalbinde hiç
kimseye karşı gıllı ğiş (kin buğuz adavet) beslemeden sabahlayıp
akşamlayabilirsen bunu yap çünkü bu benim sünnetimdir.” Cemaat-i
müslimîn alın size bir sünnet, hadi bunu da yapın göreyim sizi..” buyurdu.
Rasulullah efendimiz sas Sünnetine
çok ittibalı olan Şeyh Efendi elbette bu sünnetleri uyguluyor, yaptığı
vaazlarla önce kendi amel ediyordu. O yüzden o kimseye, özellikle hiçbir
Müslümana karşı kalbinde buğuz, adavet beslemedi. O bazı kişilere bir süre
darıldı ise eğer, asla bunu kalbinde kine dönüştürmedi ve en kısa zamanda
affetmiştir.
Sabık istihareci Abdulhak
anlattı “Bir adam Şeyh efendiye menfi duygular içindeydi ve hakaretin en
ağırını yapmak istiyordu. Bir gün vakıf tarafına bir hediye getirmiş, üzerinde
‘Mahmud efendiye’ yazılı bir paket. Görevliler paketi bana getirdiler. Tedbir amaçlı
paketi açtığımda duraksadım ve iğrendim.. Aradan bir zaman geçti bu adam
nasılsa Efendi hz’ni ziyarete gelmiş ve diğer ihvanlar içinde sıraya girmiş
Efendi hz ile musafaha edecek.. Ben bunu görünce birden irkildim ve o paket
aklıma geldi. Derhal araya girerek “Hayır bu Efendi hz ile görüşmeyecek”
dedim.. Efendi hz “Bırak görüşsün” dedi olayı bilmiyordu. Efendim bu size paket
içinde necaset gönderdi böyle ağır hakaretler etti dedim. “Yaa demek
öyle etti.. peki affettim bırakın gelsin” dedi..
Bir defasında efendi
hazretleri bir yere vaaza gidiyordu arabayı kullanan kişi bir kamyonet şoförü
ile yol için münakaşa etti. Kamyon şoförü arabadakileri sakallı sarıklı görünce
sakala sarığa sövdü. Bizim şoför buna çok kızdı ve adamın üstüne gitti. Efendi
Hz. “Bırak dur gitme yapma cahildir cahille cahil olma..”
dediyse de bu dinlemedi ve duran trafikte indi araçtan gitti o adamı dövdü.
Ancak o dayağı sanki Efendi hazretleri kendi yemiş kadar üzüldü ve o şoföre
şöyle dedi “Adamın kalbinde zerre kadar iman vardı onu da sen
söndürdün”
İsmailağanın ilk yıllarıydı
insanlar sarıklı sakallı cübbeli kişilere henüz alışık değiller ve hemen altta
Fener Rum ki-Lisesi, onun altında Fener Patrikhanesi, onun çevresinde Balat Rum
evleri, İsmailağa sokağında kumarhaneler bankalar.. Çarşamba semti solcu
laiklerin adeta kalesiydi. Efendi hazretleri İsmailağa Camiinde imamlık yapıyor
her fırsatta kürsüye çıkıp vaaz ediyor, insanları şuurlandırmaya çalışıyordu.
Böyle bir vaaz esnasında Şeriattan Sünnetten, sarık sakal cübbeden bahsetmiş
iken dinleyenler içinde bir adam ayağa kalktı ve bağırdı “sus konuşma ! ey
insanlar dinlemeyin bu adamı bu adam sizi kandırıyor..!!” Mahmud efendi hz
sustu, vaazı yarıda kesti ve kürsüden indi başı önüne eğik vaziyette camiden
çıktı gitti. Çıkarken o adamın yanında durdu yüzüne bakarak “ben
bir sen anladın” dedi.
‘2004 yılı İsmailağa
Vakfında görevli bir kişi hakkında ihvanlar şikayetleniyorlar ve bu kişiyi
dillerine doluyor, hakkında taan ediyorlardı. ilgili şahsiyet durumu Efendi
hazretlerine şikayet etmiş olmalı ki Efendi hazretleri bir Hatm-i Hâcegan
sonrasında ihvana rica etti “Arkadaşlar onu siz bana bırakın, ben
de Mevlaya bırakıyorum”. Yani ; Onu ben görevlendirdim, benim
hatırıma siz onu şikayet etmekten, hakkında taan etmekten vaz geçin. Ben de onu
kendim yargılamayacağım, mutlak adalet ve merhamet sahibi Allaha bırakıyorum.”
2005 yılında Tarikatta
mühim bir görevi haiz bir kişi 20 yıl sürdürdüğü görevinden azl edildi. Mühim
bir ihanet ve aldatma içine girmişti.. İnsanlar sordular Efendi Hazretleri onu
Tarikattan attınız mı ? “Hayır dersini yapsın terakki etsin” buyurmuştur.
Yine Efendi Hazretlerine
yakın isimlerden duyduk ki insanlar bazı ihvanları Efendi hazretlerine şikayet
edince buyurmuş “Bana ihvanımı şikayet etmeyin. Beni seven
ihvanımı da sever.” Konuyu yine ona ait olan muazzam bir vecize
ile bitirelim “İhvan ihvana değil taş kondurmak, toz bile
kondurmasın”
Bir sonraki yazıda “Mahmud
Efendi ve Sair Cemaatler ve Cemaat Liderleri” konusunu işleyeceğiz
inşaallah. i.er