Allahın Yüce Adıyla..
a) sahte şey-h Masum Bayraktar'ın entrikaları
Mahmud Efendi Hz'nin Mevlaya kavuşmasıyla birlikte Masum Bayraktar derhal çıkmış ve Mahmud efendi Hz'nin halifesi Hasan Efendi Hz'ni inkar ederek ve tarikatın tüm adap ve teamüllerine muhalif olarak, silsile icazet kaidelerine aykırı bir surette kendi kendine şeyhlik tavrına girmiş ve çevresindeki zavallılara şeyhlik taslamıştır. Hayatı boyunca etrafındakileri bir şekilde aldatmayı başarmış, yalan ve hileyi kendine ahlak edinmiş Masum Bayraktar bu defa "Mahmud Efendi Hz'nin yerine ben şey-h ben oldum!" diyerek yeni bir aldatma ve entrika serüvenine yelken açmıştır.
b) Masum Bayraktar denilen kişi kim ?
![]() |
| sahtekar şey-h Masum Bayraktar |
Masum Bayraktar 1973 Fatih Çarşamba doğumlu olup, babası Halil Bayraktar ticaretle uğraşan bir esnaf. Masum bayraktarın cemaatle irtibatı dedesi Musa Bayraktar iledir. Musa Bayraktar cemaatin kıdemli ihvanından halim selim, Mahmud efendi hz ne hizmet etmiş, bir süre berberliğini yapmış sevilen bir ihtiyardır. Masum, dedesinin yönledirmesiyle hafızlığını İsmailağa resmi Kur’an Kursunda yapmış. Ancak hafızlıktan sonra bir medreseye girip düzenli bir ilim tahsil yoktur. Arapçası zayıftır Tefsir Hadis Fıkıh Kelam tasavvuf bilmez.. O yüzden hafızlık kursunda ancak hocalık yapabilmiştir. Açtığı ilk arapça (islami ilimler) medresesini ise yakın dostu (zındık) Hakan Taha Alp ile birlikte açabilmiştir. Kursun arapça islami ilimler hocası işte bu deist hakan alp idi.
"Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyim.."
c) Masum Bayraktarın Tasavvufla alakası
Mahmud efendiden tarikat dersi almış ve güya kısa sürede bitirmiş gibisinden laflar kendi elemanlarınca söylense de cemaatin büyükleri tarafından kabul görecek bir iddia olmaktan uzaktır bu. Tarikatın sıradan dersleri 21 sene sürer bu ise denilene göre zuhurat muhurat gördüm bahanesiyle dersin birini tamamlamadan diğerini almış ve dört senede işin içinden çıkmış. Mahmud efendi hz bu gibilerin haksız ders atlamasını görerek vekillerine bu konuda talimat verdi "bir ders bir yıl tam tamına yapılamadan diğer dersi vermeyeceksiniz" buyurarak evet bir zamanlar kişide görülen farklı manevi hallere göre bir üst dersin talim edilmesi yolunu kapatmıştır. Çünkü vekiller çoğu zaman müridin halini idrak edemiyor ve bir üst dersi talim etmekle kişi maneviyattan geri kalıyordu.
Görüldüğü üzere dersleri kısa sürede geçmek müritte yerleşen yüksek hallerin ve olgunluğun neticesidir. Masum ise sıradan mübtedi bir müridin olgunluğundan bile yoksun, muhalif muteriz, itaatsiz ve burnunun dikine dikine giden ucub ve nefis sahibi biridir. Tasavvufu bilmediğinden ve Mektubatı da anlamadığından sebep "vahdet-i vucut" fikrinin lafta taklitçisi olmuş ve bunu uzun yıllar propaganda ederek -farklı bir şey söylediği imajıyla- etrafında eleman toplamaya çalışmış ve akibet Allah dostlarının mızrağına saplanarak tarikattan kovulmuştur (sene 2003)
Bunların vahdeti vücud fikrine saptığı günlerde vekil hocalar Mahmud efendi hazretlerine sordular "efendim masumdaki hal midir?" Hz Şeyh efendi hayır hal değil" buyurarak basit bir taklit ve laf (kaal) den ibaret olduğunu bildirmiştir. Yine Mahmud efendi Hz bunun hakkında "tertemiz tarikatı kirlettiler" "bacak kadar çocuk (tarikatta yetişmemiş çiğ acemi) şeyhlik taslıyor" buyurarak bundaki kuvvetli nefsi önderlik hırsını ve maneviyatta tam takır olduğunu haber vermiştir.
Şeyh efendi demese bile Masum Bayraktarla oturup konuşan, bir iki konuşmasını dinleyen herkes bunu görebilir.. ne tarikatın tatlı hali, ne Şeyh'e gerekli bir biat ve itaat bunda ve çevresinde görülen şeyler değildir. Bu bozuk amel ve ahlakıyla değil dersleri bitirmiş olmak, tarikatta daha ilk adım olan birinci dersi bile bitirmiş sayılmaz !
d) Masum Bayraktarın Mahmud efendi Hz ile münasebeti
Hakiki müridler Şeyh Mahmud efendi Hz etrafında pervane olup kemalat tahsil ettiği o yıllarda (90'lı yıllar) Masum Bayraktar İsmailağa'da görülmez uğramaz, Hatm-i Hacegan'a gelmez Mahmud efendinin meclisine gitmezdi. Efendi hz ile beraber bir seferi yoktur, birlikte bir itikafı yoktur, birlikte bir halveti, hususi sohbeti de yoktur. En fazla kuyrukta beklemiş, diğer müritleri gibi sırasını gelince ayak üstü bir iki kelime konuşabilmiştir...
Masum bayraktar o serbest yıllarda Mahmud efendi Hz'nin meclisi yerine daha ziyade Çukurbostan'a takılırdı. Hem kendisi orayı mesken tutmuş, hem de elindeki öğrencileri Cumalarda oraya Çukurbostan mescidine götürür daha o zamandan çocukların istidadını köreltirdi.
Bunu çocukluk yıllarından itibaren tanıyan bir hoca bunun çukurbostan merakı hakkında "masumun derdi orası boşalsa da bir mihrap bir kürsü kapabilse" şeklinde ifade ederdi..
e) Ahlaki yönü
Masum Bayraktar cemaat içinde sevimsiz, sivrilmeyi seven, aykırı muhalif kişiliği ile tanınan, dıştan halim mülayim gibi görünüp içten uzun yıllar sürecek muhalefet ve inatlaşlmalar yapabilen.. sohbet ve konuşmalarında Tarikattan anlamadığı belli, sıradan bir mollanın okuyup idrak ettiği mektubat bölümlerini bile okuyup anlamaktan aciz olan zayıf bir kişilik.
Masum Bayraktar Mahmud efendinin cemaati içinde bir çok şüphe ve şaibeleri üzerinden barındıran biri idi. Cemaat içinde paralel bir cemaat yapılanmasına giden, Mahmud efendi Hz'nin vekil gönderdiği her yere bu da eleman gönderir, hoca gönderdiği her il'e bu da kendi adamını güya görevli göndermiş, bu şekilde İsmailağa cemaati içinde korsan yapılanmaya girmiş ve bu örgütün adını da "fatih medreseleri" koymuş karanlık bir şahsiyettir.
Bir müridin takınması gerektiği tevazu ve itaatten çok uzak, bütün cemaati karşısına alan, cemaatin en yetkili heyetini, Mahmud Efendi Hz'nin bütün vekillerini ret ve inkar edecek kadar mürdlikten uzak asi ve nefis-perver biridir.
Asla bir müridin, sıradan bir cemaat ferdinin yapamayacağı büyük cürümleri işlemiş "vahdeti vucut, zati sereyan, hulul" gibi batıl inanışları tarikata sokmaya çalışmış, uyarılara kulağını tıkamış ve yıllar yılı bu konuda inatlaşmış, hatasında ısrar etmiş.. sonra işler çığırından çıkıp kovulunca bütün yaptıklarını reddetmiş, sanki hiç yapmamış da iftiraya uğramış gibi pişkinlikle hareket etmiştir. En sonunda tuzağa düşerek "evet aslında yaptım vahdeti vücut fikrine saptım" diyerek yıllarca inkar ettiği kabahatini video çekerek itiraf etmiş biridir..
Hasılı ahlak olarak düşük karakterli, icabında yalan söyleyen, menfaati uğruna yıllarca etrafındakileri kandırabilen bir aktördür
f) Masum Bayraktar'da kul hakkı gaspı, çalma suistimal etmek ahlakı
Masum bayraktar hakkı olmadığı halde ve kimseye sormadan cemaate ait isimleri çalmak istemiş, izinsizce, edepsizce ve fütursuzca açtığı tv kanalizasyonun adını "ismailağa.tv" koymak istemiş, bu konuda ismailağa merkez yönetimi ile ters düşmüş ve aylarca ismailağa yönetimini mahkemelerle uğraştırmış ve cemaati canından bezdirmiştir. ahlaksızlıkta dur durak bilmiyor, işlediği bir pisliği vakıf temizlese bu bir yenisini irtikap ediyordu. Tv kanalizasyonun adını ismailağa koyamayaınca bu defa "ismailağa.com" adında site açmış bunun üzerinden haksız kazanç sağlamaya çalışmıştır.. Vakıf yönetimi bunu da mahkeme zoruyla kapattırınca bu defa "ismailağa derneği" adında dermek açarak yine cemaate ait yardım ve sadakaları çalmaya, kendi menfaatleri için kullanmaya çalışmıştır.
O yüzden İsmailağa Vakıf Yönetimi açıklama üstüne açıklama yaparak cemaate gönül veren hayırseverleri uyarma ihtiyacı hissediyor mesaisinin bir bölümünü bu Masum B. denen aktörün ifsat ve mazarratını def etmeye çalışıyordu.
İsmailağanın bütün gelir ve sadakalarına göz dikmiş ve bunları gasp etmek için nice hile ve entrikalara baş vurmuş olan Masum Bayraktar ismailağa'ya ait isim ve sıfatlarla hedefine ulaşamayınca "Fatih Medreseleri" adı altında bu defa başka bir hileye başvurmuştur. Çünkü açıktır ki Fatih semti Mahmud efendi ile bilinir ve fatih medreseleri adından insanların aklına çoğunlukla Mahmud efendinin medreseleri gelecektir.
g) Masum Bayraktarın değirmen suyu
"İsmailağa" içerikli isimlerle Mahmud efendi Hz ni seven hayırseverleri dolandırmayı başaramayan Masum Bayraktar "fatih medreseleri" isminin de ifşa olarak çürüdüğünü görünce bu defa taktik değiştirmiş ve her yerde birbirinden farklı isimlerde dernekler açarak İsmailağa cemaatinin umum fertleri, genel hizmetleri içinde gizlenme yoluna gitmiştir. Üzerinde bu derneklerin etiketleri olan binlerce kumbaraları esnafların dükkanlarına yerleştiren masumcular böylece milletin "Mahmud efendi hz nin talebeleri" zannederek verdiği bağışları kendi kese ve karınlarına devşirmeyi başarmışlardır. Yine aynı yöntemle hareket ederek ramazan aylarında esnaf fabrika ve işyerlerini dolaşırlar ve halkımızın "Mahmud efendi talebeleri, ismailağa cemaati" niyetiyle verdikleri zekat ve sadakaları iç etmektedirler. Masumculuk örgütünün gelir kaynağı bu çalıntı paralarla cemaatten tarikattan haberi olmayan habersiz bir kesimin verdikleridir.
Mahmud efendi Hz'nin Rabbisine kavuşması akabinde masum bayraktar ve örgütü yeni bir hile ve kurnazlıkla evvelce gasp etmeye çalıştıkları "ismailağa cemaati" adını elde edemeyince bu defa inkar etme yoluna girmiş ve "biz İsmailağa cemaati değiliz Mahmud efendi cemaatiyiz ismailağa cemaatinden ayrıyız" demeye başlamışlardır. İsmailağa cemaatinden değiliz derken doğru, ancak "Mahmud efendinin cematiyiz" derken yeniden yalan ve entrika içine girmişlerdir. Çünkü tarikattan atılmış feyzi kesilmiş cemaatten kovulmuş bir kiş ve kişilerin bütün bunlar hiç olmamış gibi davranması milleti apaçık kandırmak dolandırmaktır. Bir defa daha Mahmud Efendi Hazretlerinin pak adını kirletme ve onun mübarek itibarını suistimal etme pozisyonuna yatmış olan bu örgüte karşı Mahmud Efendi Hazretlerinin yasal varisleri ve evlatları naçar mahkemeye müracaat etmişler ve Hz Şeyhin adını ve nurlu hatırasını bunların şerrinden kurtarmaya çalışmaktadırlar, yasal süreç devam etmektedir.
h) Fatih Medreseleri" adlı örgütün eğitim durumu ve onların ağına düşmüş zavallı insanların zahir planda ve mana cihetinden yetişme/körelme seviyeleri konusuyla yazıya devam edeceğiz.
Katkı sağlamak isteyen müminlerin aşağıdaki yorum kısmına yazmaları uygundur.
İSLİMA
İslami İlimler Araştıma

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder